Başlangıç > makalat > Şemseddin’in Tarikat Bağlantısı

Şemseddin’in Tarikat Bağlantısı


Şemseddin’in Tarikat Bağlantısı

Eflâkî, Ariflerin Menkıbeleri’nde, Şemseddin’in Mevlânâ Celâleddin’e intisap ettiğini, onun müridi olduğunu söyler ve aşağıdaki tarikat zincirini şöyle sıralar:

«Hazreti Ali, Hasan-ı Basrî’yi; Hasan-ı Basrî, Habib-i Acemiyî; o, Davud-u Taî’yi; Davud, Maruf-u Kerhî’yi; Maruf, Serî-i Sakatî’yi; o, Cüneyd-i Bağdadî’yi; o, Şiblî’yl; o, Muhammed Zeccac’ı; o, Ebûbekr Nessacı; o, Ahmed Gazalî’yi; o, Ahmed Hatibî’yi; o, Şemsül Eimme Serahsi’yi ve o, Sultan’ül-ulemâ Bahaeddin Veled’i; Bahaeddin Veled, Seyyid Burhaneddin Tirmizî’yi; o da, Mevlânâ Celâleddin’i; o da, Şemseddin-i Tebrizî’yi; Tebrizî de, Sultan Veled’i irşad etmiştir. Oysa bütün tezkere yazarlarının anlattıklarına ve Mevlânâ’nın Şems’i öven kaside, gazel ve şiirlerindeki açıklamalarına göre asıl Mevlânâ Celâleddin’in, Şems-i Tebrizî’ye mürid olduğu neticesine varılmaktadır. Bu da, Eflâkî’nin sözleriyle çelişmektedir. Nasıl ki, onun şu anlamdaki gazeli de, buna bir delildir:

Eğer bizim gecemiz gündüzümüz Şemseddin’in aşkı ile geçmeseydi, bize sebepler âleminin her türlü tuzağından kurtulmak nasıl mümkün olurdu.

Onun aşkının parlaklığı bize kudret ve tahammül vermeseydi arzularımızın ateşi takatimizi mahvederdi.

Onun aşkının okşayışları, sevgisinin güzellikleri bizi kurtardı; bütün ıstırap ve belâlardan onun sayesinde uzak kaldık,.

Bu hakkın ne mutlu kimyasıdır ki, onun canındaki şefkat bize aynı zevk ve rahat olmuştur; bütün zorluklarda bize yardımcı olmuştur.

Allahsal inayetler, yardımlar, o şahın hizmeti İçindir; ondan filizlendi o; edep kaynağından bize varlık verdi.

Onun lütfuyle sürahilerin dolandığı mecliste canımız ve gönlümüz, neşeden ağır başlı, hafif ruhlu olur.

Tebriz ülkesi taraflarında bir bengi su pınarı var ki, gönülleri hep o tarafa çeker; biz istemesek bile Hızır gibi bizi hep o pınara çağırır.

Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi Şemseddin, ilk çocukluk ve gençlik çağlarında önce Ebûbekr Sellebâf’a mürid olmuştu. Eflâkî’nin yazdığına göre de, onun terbiyesi sayesinde velîlik mertebesine yükselmişti. Nasıl ki Konuşmalar’da da şöyle demektedir: «O Şeyh Ebubekr’in sarhoşluğu, Allahdan idi. Fakat o sarhoşluktan sonra gelmesi gereken ayıklık onda yoktu.»

Bu o demektir ki, Ebubekr’in manevî coşkunluğun verdiği ilâhî sarhoşluktan (sekir halinden) sonra tekrar sahiv yani ayıklık haline dönmesi daha başka deyimle telvin yani kararsızlık mertebesinden temkin mertebesine geçip sükûn bulması mümkün olmuyordu. Bu yüzden Şemseddin’i başka pîrlerin terbiyesine havale etmiş ve bu sebeptendir ki onu zamanenin büyük mürşitlerinden Rükneddin Muhammed Secasî’nin Dergâhına tavsiye etmiştir. Bu Rükneddin, çağdaş pirlerden Kirmanlı Evhaduddin ile Tebrizli Şeyh Şahabeddin Mahmud’un da üstadıdır. Bağdat’ta Rıbatı Derece denilen bir tekkesi vardı. Şemsin Suriye, Şam ve Bağdat yolculukları sırasında bu Dergâhta bir zaman kaldığı ve gerekli olgunlaşma devresini burada yaptığı sanılmaktadır. Rükneddin Secasî’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekteyse de, Şeddülizar müellifinin verdiği bilgiye göre 606 hicret yılında hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalara göre Şemseddin’in tarikat silsilesinin, Rükneddin’den başlayarak geriye doğru Kutbeddin Ebu Reşid, Ahmed Bin Ebû Abdullah Ebherî, Ziyaeddin Ebunnecip Abdul Kahir Sühreverdî’ye; ondan da, Ahmed Gazalî’ye; ondan. Tuşlu Ebûbekr Nessac’a; ondan, Ebul Kasım Bin Abdullah Gürgânî’ye; ondan, Ebû Osman Sait Bin Selâmi Mağribî’ye; ondan, Ebû Ali Hasan Bin Ahmed Kâtib’e; ondan, Ebû Ali Rubarî’ye; ondan, Ebul Kasım Cüneyd Bin Muhammed Nehâvendî’ye (Bağdadî); ondan, Serî.i Sakatî’ye; ondan Maruf-u Kerhî’ye; ondan, İmam Musa Rıza’nın oğlu Ali’ye dayanmaktadır.

Üstad Ahmed Hoşnuvis şöyle diyor: «Merhum üstadım Füruzan Fer, Makamat-ı Evhadî adlı kitabının başlangıcında, yukarıda adı geçen pîrlerden Kutbeddin Ahmed-i Ebherî’nin (500-577), Ebul Necip Abdulkadir Sühreverdî’nin halifesi olduğunu kaydetmekte ise de, bu doğru değildir. Çünkü bütün tezkereciler, Kübreviye kolunun büyük mürşitlerinden Bitlisli Ammar bin Yâsir’in, Sühreverdî’nin makamına geçmiş olduğunu kaydederler. Ammar’ın ölümü 582 yılında olduğuna göre bu cihet gerçeğe daha yakındır. Nasıl ki, Şeyh kendi elyazısıyle nisbetini şöyle anlatır: Ben şeyhimiz Ammar biri Yâsir’in sohbetine eriştim; o, Ebul Necip Sühreverdî’nin; o, şeyh Ebul Kasım Gürgânî’nin; o, Ebû Osman Mağribî’nin; o, Ebû Ali Kâtib’ in; o, Ebû Ali Rubârî’nin; o, Cüneyd-i Bağdadî’nin; o, SerîJ Sakatî’nin; o, Maruf-u Telhî’nin; o, Dâvud-u Taî’nin; o, Habib-i Acemî’nin; o, Hasan Basrînin; o, Hazreti Ali bin Ebi Talib’in; o da Hazreti Muhammed’in (S.A.) sohbetinden feyz almıştır.» Evsafu’l – mukarrebin adlı eserin müellifi Ağa Mirza Ah-med’in verdiği şu bilgi de önemlidir: «Mesnevî sahibi Mevlânâ Celâleddin Rumi’nin tarikat bağlantısı, Şemseddin-i Tebrizî ara-cılığıyle, Baba Kemal Cendi’ye ondan da büyük mürşid Nec_ meddin Kübrâ’ya ulaşır» Şu hale göre, Cevahirü’l Esrar sahibi Kemaleddin Hüseyin Harezmî’nin kaydettiği gibi, Mevlânâ Celâleddin Rumî’nin tarikat nisbeti iki yoldan, meşhur Kübreviye şubesinin Altın Zincir (Silsiletü’z-zehep) diye anılan koluna bağlanmakta ve şeyh Necmeddin-i Kübrâ’ya ulaşmaktadır. Birinci yoldan, Sultanü’l ulemâ aracılığı ile (çünkü o, Necmeddin-i Kübrâ’dan feyz almış, onun himmet ve terbiyesiyle yüce manevî derecelere yükselmiştir) bu ilişki sağlanır. Necmeddin-i Kübra da yukarıda adı geçen Bitlisli Amman Yâsir’in; o, Ebul Necip Sühreverdî’nin; o da, Şeyh Ahmed Gazalî’nin; o, Ebûbekr Nes-sac’ın; o da, Şeyh Ebul Kasım Gürgânî’nin; o, Ebû Ali Kâtib’in; o, Ebû Ali Rubârî’nin; o, Ebû Osman Mağribî’nin; o, Cüneyd’in; o, Serî-i Sakatî’nin; o, Maruf-u Kerhî’nin; o da, Risale-i Kuşeyriye’nin verdiği bilgiye göre İmam Ali bin Musa Rıza’nın yetiştirmesidir.

Mevlânâ, ikinci yoldan da, Şems-i Tebrizî aracılığı ile Baba Kemal Cendî’ye; ondan da, tekrar Şeyh Necmeddin-i Kübrâ’ya bağlanmaktadır.

Şems’in Son Günleri

Şems’in büyük tarikat ve tasavvuf erenleri arasındaki mevki ve derecesini yukarıda adları geçen kaynakların ışığı altında belirttikten sonra bir de onun kayboluşu ve ölümü üzerindeki esrar perdesini açmaya çalışalım.

Şems’in, Konya’ya ikinci gelişinde Mevlânâ’nın, onu daha iyi bir rahat ve huzur içinde yaşatmak için, Kimya adındaki kızla evlendirdiğini; onunla zaman zaman anlaşmazlıklara, dargınlıklara yol açan, bir geçimsizlik devresi geçirdiğini biliyoruz. Konuşmalar’da bu anlaşmazlıklardan acı acı şikâyet etmektedir. Ferudun Ahmed Sipehsâlâr’ın anlattığına göre bu geçimsizliğe âmil olanların başında Mevlânâ’nın ikinci oğlu Alâeddin gelmektedir. Alâeddin, Şems ile Kimya’nın özel harem dairelerine teklifsizce ve hiç bir izin almadan girer çıkar ve bu yüzden Şems’in haklı ihtarlarına uğrarmış. Gerek gördüğü bu hakaretlerden, gerek daha önce Kimya’ya gizli bir ilgi beslediği sanılan genç Alâeddin’in Şems’i bir düşman, bir engel gibi görmesinden dolayı araları çok açılmış. Şems, bunu Mevlânâ’ya sezdirmemek için çok tahammül göstermiş fakat son zamanlarda bardağı taşıran bazı olaylar olmuş. Şems’in ortadan kayboluşu hadisesinde onu yok etmek isteyen bir güruhun başında Alâeddin Çelebi’nin bulunduğundan bahseden bazı tezkereciler, şüphe yok ki sonradan uydurulan komplo masallarının tesiri altında kalmışlardır.

Şems’in kayıplara karışmasından bir müddet sonra Kimya, derd-i gerden (boyun ağrısı) hastalığından ölmüş. Alâeddin Çelebi de sayılı müderrislerinden iken genç yaşta hayata gözlerini yummuştur. Aziz arkadaşım Prof. Ferudun Nafiz Uzluk’un himmetiyle bastırılan Mektûbât-ı Mevlânâ’da, Hazreti Pîr’den zamane kadısına bir mektup görüyoruz. Bu mektupta, Fahru’l Müderrisin yani Müderrislerin Kıvancı Alâeddin’in terekesinin mirasçıları arasında taksimi istenmekte ve Alâeddin hakkında hiç bir küskünlük eseri sezilmemektedir. Şems-i Tebrizî’ye gelince, onun Konya’dan tekrar Şam’a döndüğü, oradan Tebriz’e gittiği ve Tebriz’de Hakkın rahmetine kavuşarak Geçil Kabristanı’na gömüldüğü, değerli bilginlerimizden merhum mütercim Asım Efendinin araştırmalarından anlaşılmaktadır.»

Reklamlar
Kategoriler:makalat
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: